ALTI’LIK - ALİ ASKER BARUT


Konuk: Ali Asker Barut
Hazırlayan: Mahmut Aksoy

Mahmut Aksoy—Sokak dilinin edebi bir metne dönüşmesini sağladığını düşündüğünüz öğeler nelerdir?

Ali Asker Barut-  Öncelikle dil edebiyatçının (şairin/yazarın) tek gerecidir. Özel olarak (Dil, sadece sokaktan ibaret değil) sokak dili üzerinde konuşursak, sokak dendiğinde, büyüteçle biraz daha yakınlaşıyor, bir alanı daha görünür kılıyorsunuz. Sokak dili dendiğinde hem bir aşağılama hem övme/yüceltme de içerdiğini söyleyelim bakış açısı ve durduğumuz yere göre.
Sokak dili daha çok serttir. Sokak daha edep görmemiş, daha edebe uğramamış bir dil barındırır kendi bünyesinde çünkü. Çıplaktır. Apacı bir dildir. Dikenleri ayıklanmamış, daha da çok dikenlenmiş bir dildir.
Saydığım bütün bu özellikler iyi işlenirse doğru gözetilirse sokak dilinin edebi bir dile dönüşmesini sağlar, bir romanda, bir şiirde, bir öyküde anlatımın gerilim ve etkisini arttırırsınız.
Ben sokaktan, hayatları ve hayatın dikenli, çıplak, apacı kelimelerini anlıyorum. Bir şiir, bir roman, bir öykü hayatla ve insanla bağını çok doğru kurmuşsa –kurabilmişse- artık o iyi bir şiir, artık o iyi bir roman, artık o iyi bir metin, artık o iyi bir öyküdür. Lafügüzaf gerisi.  

Mahmut Aksoy—2020 yılında yayımlanan kitaplardan hangilerini kendinizce ayıklamaya değer gördünüz?

Ali Asker Barut—Ben yıllara göre kitap/şiir konuşan şairlerden olmadım. Bunlar piyasanın ve yayınevlerinin paralı kalemlerince oynadıkları oyundur. Tıpkı imza günleri gibi, yılın romanları, yılın şiir kitapları gibi (satışa ve okur avlamaya dönük) başlıklar açılmasına bir şair olarak yakın durmadım.
Ama okumayı en çok merak ettiğim kitapları söyler misin dersen; evet şunlar:
Nihayet Bir Cümledir İnsan (Hüseyin Ferhad)
Kırgın Karnaval (Hakan Savlı)
Gazellerertesi -Nasıl buruk, kederi nasıl yüksek bir kitap ismi- (Mahmut Aksoy)
Bütün Ayrılıklar (Suavi Kemal Yazgıç)
Bir de bir şairim var: Serkan Akça.
Onun gelecek kitabı için parantezimi açık tutuyorum. Özgün bir şair kumaşı taşıyor Serkan Akça.

Mahmut Aksoy—Yazar/şair gündelik yaşamı edebiyatın ne kadarına sıçratmalı? 

Ali Asker Barut—Bunun bir ölçüsü olmalı mı sevgili Mahmut Aksoy, sevgili şair kirve. Şair hayatı şiirine dahildir. Şiir düzeyine yükseltilebilen her duygu, her ayrıntı, her duyuş gündelik hayatımızdan edebiyata (sıçrar) girer. Şu kadar olmalı, bu miktarda olmalı diye bir reçetesini yazanlar ola mı ki!

Mahmut Aksoy—Edebiyat dengeye (her türlü denge) karşı muafiyetini korumalı mı, yoksa?  

Ali Asker Barut—Edebiyat (Her türü için bu sözlerim) teraziye girmez, teraziye vurulamaz. Her türlü denge(ler)den ve hesaplarından uzak durması (kalması) onun “bağımsızlık karakteri” gereğidir. Denge gözettiği andan itibaren gücün (boyunduruğunda) etkisine de boynunu gönüllü uzatmayı kabul eder, edebiyat. Hep söylerim bir küçük grubun, bir küçük topluluğun, bir halkın bir grubunun sözcüsü değildir şair (en azından olmamalıdır). Bir büyük, bir bütün halk adına söz aldığında zaten kendisi için tek mihenk taşının halk, ve gözetmesi gereken dengenin de halkın dengesi olduğunu bilir. Acının, kederin, yenikliğin, mağdurların sözü olmalıdır şairin ağzında. 

Mahmut Aksoy—Sanat insanı dilini terbiye kurulunca baskı altında tutulmasına karşı nerede olmalı?

Ali Asker Barut—Suudi Arabistan kralı kararı ile başı kesilerek öldürülen Şii din adamı Şeyh Nemr Bakır En-Nemr’in sözünü hatırladım (Masallaşan insanların arasına çoktan katıldı adı). Kralların zulmünün kelimelerin gücü ile yenilebileceğini söylüyordu. Şiirin-şairin yeri hususunda yazdığım yazıda, belli etmiştim bu tarafı. Şiirin yeri ve tarafı (sanatın) kralların, muktedirlerin zulmünün “kelimelerin gücü ile yenilebileceğini” söyleyenlerin yanı ve tarafıdır.

Mahmut Aksoy—Şiirlerinizde sincapla çok karşılaştım. Sincap imgesiyle bağınız nedir?

Ali Asker Barut—Dokuz Sincap için şiir yazdım. Orada bu bağı açık ettim biraz. Orada en son sincap İlham Sincabıdır. Şöyledir o şiir: “Yakamoz sarhoşu şairlerin/En yakın yürek arkadaşı”
Bana öyle gelir ki bir masaldan gelmiştir sincap. Küçük şiir sandıkları kaçırır durur, ağaçlara, ağaçların içine. Sincapla aramızdaki bağı “en yakın yürek arkadaşım” dizesi söylüyor. 

Yazarın Tüm Yazıları