NEVİN KOÇOĞLU - KUĞU KARDİNALİNİN ÖLÜMÜ


Nevin Koçoğlu'nun kitabının tamamında seçilen sözcüğe bir özen var. Bölümlerin her biri bambaşka ülkelerin bambaşka üsluplarında yazan yazar ,şair ve düşünürlerden cümlelerle başlıyor. Burda şiirin başarısı hem bölüm girişlerinde hem de şiirlerde seçilen alıntı ve dizelerin asla bağırmaması ve durduğu yerin doğruluğundan memnun olması. Bu kitabı tek cümleyle özetlemek gerekirse en dikkat çekici özelliği etkili yalınlığı. Sehl-imümteni kitabın tamamına hakim. Çok fazla alıntı, farklı şehirler, inanışlar ve doğa iç içe işlenmesine rağmen bu yalınlığı yakalayabilmesi şairin başarısı. Yalınlığı yakalayayım diye kurduğu dizeyi solduran şairlerden değil, zengin ve ışıl ışıl bir şiir. Kitapta yer verilen şair yazar düşünürlerin bambaşka cümlelerinden alıntılar yaparak, şairi özetleyeceğim. Çünkü seçtiği yazar ve karakterlerle de ruhunu, şiirlerini besliyor ve oluşturuyor Şair.
    Kitabın genelinde uzak doğu dinlerine has bir atmosfer var.Diğer dinlerde arınma yalnızlaşıp dünyadan uzaklaşarak yapılırken; Uzakdoğu da doğayla ruhlarla ve bütün ötekilerdeki ışıkla bir bağ kurmak adına yapılıyor. Yaşamın her anında bütünleşerek oluşuyor ermek, anlamak ve arınmak.
    Nevin Koçoğlu'nun şiirinde de arınma ve hüzün; doğayı, dünyayı, bedenin varmadığı yerlerde olup biteni anlamaya, kucaklamaya çalışıyor. Şair hüznü ve arınmayı içe dönük sözcüklerle değil dışa, doğaya başka şair ve düşünürlere, filmlere ve mekanlara yedirerek anlatmış. Otların ve bitkilerin insana fısıldadiklarını hiseden sözcüklerle yazmış şiirini. 
Cennete uçamasın diye yarısından  koparılan  Jian Kuşu gibi diğer yarısını dünyayla tamamlıyor Nevin Koçoğlu.
    Birçok ülke, şehir,sokak,nehir adıyla şiirini boğmamış, anlaşılmaz, ağır ve ukâla değil şiirler. Dağ bitkilerinin havası esiyor şiirlerde.Hüznün ve hergün yeniden tekrarlanan acının fidesi için seçtiği canlıların hepsi de çok narin ve zarif.Kirli, çoğul ve karışık değil.Bir meditasyon havasında.Bugüne ait bir acı ve hüzün değil bu dünya varolalı beri süre gelen saf derin bir acı ve hüzün. Herşeyin elektrodalgalarla tanınmaz bir gölge haline geldiği günümüzde sözcükler animasyon savaş sahnelerinde sağa sola saçılan karakterler gibi ölüyorken nevinin şiiri Norveç'teki Svalbard Küresel Tohum Deposundan alınmış gibi. 
evrensel duyarlılığı yüksek, umudu olan, şiirin sesi kadar anlamına da önem veren dünyalı bir şiir okudum.

Üç bölümden oluşuyor kitap;
    Birinci bölüm; ismini İspanyol ,farklı yönetimler tarafından sürgüne gönderilmiş düşünür,yazar Miguel de Unamuno'nun" Söyle Dünya Geçecek mi? "cümlesinden alıyor.Bu bölümü yine Unamuno'nun bir cümlesini alıntılayarak değerlendirmek istiyorum. "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" 
    "Anne;keder gözyaşlarımdan bir inci kolye yapacağım gerdanına"diyen Hindistanlı Rabindranath Tagore.  Sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılması olan Brahmoizmin savunucularından ve lirizm ve mistizmin şairi."Kimse bize ait değildir."der Tagore.Sahiplenip insanlar üstünde kurulan her türlü tahakkümü reddeder..
    "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum,özgürüm."diyen  Yunanistanlı Zorba karakterinin yaratıcısı Nikos Kazancakis sirtaki oynar dizeler arasında.
"Şair kendini bulamaz, çünkü başkalarını yitirmiştir. Hepimiz ortak dili ve karşımızdaki gerçek insanı yitirdik."diyen ispanyol şair Antonio Machado
"Şiir yazanın malı değildir, kullananındır!"„ateşli sabır,(neruda'nın postacısı)oyunun yazarı Şilili Antonio Skarmeta,

-"sonra acı geri geldi"
yerleşti kemiklerime
Sen kötülüğe aitsin -dedi uzaktaki
Devrildi gökyüzünün dağları
Nefesini tuttu İpek ağacı
"söz suskunlukla birleşti
Dindi sözün titreyişi"

Sessizce beklediğim sunak çukuru 
Söyle Dünya geçecek mi?- Hiçliğin ortası(sayfa 13)

     İkinci bölüm; "Gözlerin benim için bir dildir"diyen Aşkın Kitabı'nın yazarı Faslı Muhammed Bennis,
Ve babam dedi bir gün:/“Yurdu olmayanın /Mezarı da yoktur” /… Ve yasakladı bana yolculuğu!../.diyen Filistinli Şair Mahmud Derviş 
"Coğrafya kaderdir"diyen ünlü düşünür İbn-i Haldun 
"Her şey olması gerektiği gibi: Üzüntülü ve ağır..."diyen Kafka.

Uyumadan henüz o kusursuz siyah
Yaktım çivilerimi...
Sana havalandı boynumdan binlerce ateş kelebeği
Ölümün tek,dirilişin oniki rengi -
Yandı tomruğu mumlu ağaç dallarında 
İssiz...Bağışlama Beni (sayfa 40)

Sadece Kuğu Kardinaline dokunmaz zaman buğusu
Gün akınca gümüş sulara,göğsüne kaldırır asasını
Aralıksız kutsar kuğuları,balıkları ve aşkı."Sayıklama şiiri(sayfa-44)
  
    Üçüncü bölüm;Yönetmenliğini Tony Gatlif’in gerçek bir Çingene ailesinin yaşamış olduğu travmatik olayları anlatıldığı Korkoro/liberte (Özgürlük, Tony Gatlif, 2010) filmininden bir alıntıyla başlıyor.
Auschvitz Kampı,1 milyonu Yahudi olmak üzere 1,1 milyon insanın öldürüldüğü tahmin edilen,II. Dünya Savaşı'ndaki Nazi dehşetinin sembolü kasabadan yanarak geçip, 
Yahudi dininde kadınlar tarafından muayyen dönemlerden  yikanma rituelinin gerceklestigi yerde bir mikhev de arınıyor şiiri.

XII
"Kirazçiçek açmadan göğün altında 
-o burada öldü-
diye fısıldayacak sekiz yüz yaşındaki Pohutukawa
Kusurlu bir yay ,dolaşık kök gibi kıvrıldı toprağa..."

Burada öldü-
Bir tarlakuşu ağırlığında..."Narayama'dan XII Yankı(sayfa 78-79)

10.01.2021