Teknoloji Çağının İkarusları


Antik çağda insan imgelemini harekete geçiren en önemli öğe mitolojik anlatılardı. Sözlü bir gelenek üzerine kurulu olan bu antik kültür şiir kadar eskidir. Şiirsel söylem ile mitolojik söylem arasında her zaman bir yakınlık ve benzerlik olmuştur. Çağlar değiştikçe toplumlar da değişir. Bilimlerde ve sanatlarda gerçekleşen yenilikler ve buluşlar insan yaşamı ve toplum düzeni üzerinde kalıcı etkiler bırakır. Mitoloji ve şiir insan doğasının en gizemli yönlerini imge ve metafor yoluyla açığa çıkarır. Dünyayı anlamlandırma, bilinemeyene yeni ve farklı yorumlar getirme yine sanatın işlevleri arasında yer almaktadır. Şiir sanatı da mitolojileri dönüştürerek çağların değişimine önayak olur. Şiirin mitolojileri dönüştürme işlevi insanı dönüştürebilmesi ile de yakından ilgilidir. İlkel insanların imgelemleri ile modern insanın imgelemi arasında tarihsel mesafeden daha fazla fark vardır. Geçmişi bugünden okumaya çalıştığımızda ona ister istemez yeni bir yorum katarız. Tarihsel perspektif, kümülâtif bir sistematiğe sahiptir. Bugün dünü kapsar ve yarın bugünü içerir. Mitolojilere bugünden baktığımızda sanat ve şiir planında nasıl bir evrim geçirdiklerine de tanık oluruz. İnsan ve Tanrı arasındaki çatışma antik tiyatro oyunlarında ve şiirlerde sürekli olarak işlenen bir konudur.

 

 Uçmak ilkçağlardan beri insanların hayal güçlerini süslemiştir. İnsan doğasına aykırı olan bu eylem aynı zamanda bir isyan düşüncesini de içinde taşır. İnsan için uçuyor olabilmek tanrılara başkaldırmaktır. Yükselmek ve göklerin katına çıkmak insanüstü varlıklara özel bir durumdur. İkarus efsanesine göre Girit Kralı Minos’un emriyle yarı insan yarı boğa olan Minotaurus’u hapsetmek için İkarus’un babası mimar Dedalus tarafından inşa edilen kale o kadar karmaşık bir yapıya sahiptir ki kaleye giren bir daha oradan çıkamaz. Bu kalenin adı Labirent’dir. Günümüzde de içinden çıkılmaz karmaşık durumlara ‘labirent’ denilmektedir. Kral Minos bu labirente İkarus ve Dedalus’u da kapatır. Çünkü Dedalus, Minos’un kızı Ariadne’ye Minos’un düşmanı Theseus’un labirentte kaybolmaması ve Minotaurus’u alt etmesine yardımcı olması için bir ip yumağı vermiştir. Dedalus ve oğlu İkarus bu labirentten kurtulmak için topladıkları kuş tüylerinden kanat yaparak bu kanatları balmumu ile sırtlarına yapıştırırlar. Uçmadan önce Dedalus oğlunu ne denize ne güneşe fazla yaklaşması konusunda uyarır. Denize çok yakın uçarsa denizin nemli havası kanatlarını ıslatacak ve balmumu akacaktır. Güneşe çok yakın uçarsa bu defa sıcak hava kanatlarındaki balmumunu eritecektir. Ancak İkarus yükseldikçe güneşe daha çok yaklaşır ve sonunda kanatlarındaki balmumu erir ve denize düşerek ölür. İkarus’un düşüşü birçok edebiyat ve sanat eserine konu olmuştur. İnsanın sınır tanımayan yükselme arzusu aynı zamanda hırs ve gururla birleşerek kendi sonunu hazırlamaktadır.

 

 İkarus’un düşüşü günümüz insanı için ne ifade eder? Teknolojik gelişmeler göz önüne alındığında modern çağda insanın hareket kabiliyeti inanılmayacak düzeyde artmış ve uzayın keşfine kadar giden neredeyse sonsuz bir yol açılmıştır. Bugünün İkaros’u ileri teknolojik gelişmelerle kuşanmaktadır kanatlarını. Labirent ise dünyanın ta kendisidir. Bilim insanları dünyanın ömrü hakkında öngörülerde bulunurken küresel ısınma, çevre kirliliği gibi birçok etmenin bu sonu giderek daha da yaklaştırdığına dikkat çekmektedirler. İnsan kendi sınırsız isteklerine, ne pahasına olursa olsun ‘yükselme’ duygusuna bir ket vuramazsa kendisini bekleyen son İkarus’unkinden farklı olmayacaktır. Sınırsız kâr, sınırsız büyüme iktisat kitaplarında yer alan serbest piyasa ve tam rekabet doktrinlerine dayalı bir ekonomi olgusu olmaktan çoktan çıktı. İnsanın yeryüzündeki kaderini kendi elleriyle sürüklediği teknolojik trajedi uzak bir varsayım değil.

 

 Gözünü ne pahasına olursa olsun yükselme hırsı bürümüş insanlar arasında şiirin toplumsal işlevini de yerine getiremediğini görüyoruz. Mitolojilerin teknolojik çağa uygun olarak dönüştürülüp günümüz şartlarında insana yol gösterici bir özellik kazanmaları ancak şiirsel söylemin kendini yenilemesiyle mümkün olabilir. Teknolojik çağın İkarusları, Dedalus’ları, Minotaurus’ları, Minos’ları kimlerdir? İhtiraslarının esiri olmuş İkaruslara karşı sağduyunun sesiyle konuşan Dedalus’lar hangi dizelerde dile gelmektedirler? “Geçmiş asla ölü değildir, o ‘geçmiş’ bile değildir,” demişti Faulkner. Bugün eğer ‘İkarus’un düşüşü’ yeniden yaşanacaksa şiirin gözden düştüğü bir dünyanın sonuna dair bir anlatı olacaktır o. Ve insan doğası değişmediği için, bu anlatı antik çağın tragedyalarından pek de farklı bir tını taşımayacaktır. Modern insanın hapsolduğu labirent rasyonalite ile şekillendirilen kendi aklıdır.

Benzer Yazılar