KEVSER EKE İLE “GÖNLÜMÜN EN ÜST RAFI” ÜZERİNE


Roman ve öyküye yoğunlaştığım uzun bir aradan sonra biraz kafa dinlemek biraz da içimi açmak için şiire yöneldim. Şiir boş zaman uğraşı, kafa dinleme aracı mı demeyin hemen; kastettiğim bu değil. Şiiri hızlı tüketmediğimden okudukça ara ara dinlendiğimi hissediyorum. Bu yüzden yeni kitaplar da edindim. İlk bakışta kapağıyla dikkatimi çeken (kitaplarda turuncu kapağı seviyorum, elimde değil) eserlerden biri de Gönlümün En Üst Rafı oldu.

Kevser Eke, ilk defa duyduğum ve doğal olarak da yeni okuduğum bir isim. Kitabı bitirdikten sonra küçük bir sosyal araştırma ile kendisinin Türk Dili Ve Edebiyatı öğretmeni olması dışında hakkında başka bir bilgiye rastlamadım. Ben de eserin sahibini daha iyi tanıyabilmek, eser hakkında aklıma takılanları sormak adına Eke’ye sorularımı yönelttim. Var olsun, güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

HAKAN UNUTMAZ: Biraz önce de değindiğim gibi ben Kevser Eke’yi hiç tanımıyorum. Daha önce herhangi bir edebî mecrada da bulunduysa gözümden kaçmış, bu benim eksikliğimdir. Umuyorum ki okurlardan da merak eden olacaktır. Kimdir Kevser Eke? Kısaca kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

KEVSER EKE: Bir süre şiir yazma ve yayımlama süreçlerine uzak durmak durumunda kaldım. Kitap bu süreçte çıktı. Bu asla yazmadığım anlamına gelmedi tabii ki. Yazma eylemi hiçbir durumda kaybolmadı çünkü.

Üniversiteyi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat fakültesinde bitirdim. O zamanlardan beri edebi platformlarda ve dergilerde yazı yazdım. Sinada dergisinde uzun soluklu çalışmalar yapıyorum. Yazmaya da devam ediyorum tabii. Edebiyata ilgim küçük yaşlardan geliyordu ve bu ilgim hiç bitmedi. Edebiyatın ve sanatın her dalına hayatımın her evresinde yer verdim, vereceğim de. Kısaca, sanatın her dalına ilgi duydum şiiri ise yaşadım. 

HAKAN UNUTMAZ: Kitabın kapağı çok hoşuma gitti, belirtmek istedim. Tasarımına baktığımızda ise Şeyda Eke ismini görüyoruz. Sanırım yakınınız. Kapak nasıl ortaya çıktı? Daha genişçe soracak olursam, Gönlümün En Üst Rafı nasıl oluştu? Bize kitabın yazılış ve yayım süreci hakkında bilgi verebilir misiniz?

KEVSER EKE: Öncelikle teşekkür ederim. Hem kendim hem de kardeşim adına. Kapak tasarımımı kardeşim üstlendi daha doğrusu onun yapmasını istedim. Kitabın oluşumu için şunu söyleyebilirim. İçeriğinde sadece son dönem şiirlerim bulunmuyor. Benim için anlam teşkil eden eski zaman şiirleri de mevcut. Biraz daha lirizmin hakim olmasını tercih ettiğimden bu şiirleri bir araya getirdim. Kapak da bu aşamada önemli oldu. Kitabı yayınladığım yayınevi çok güzel kapak tercihleri sundular fakat bu benim ilk kitabımdı bu yüzden kardeşimin emeği de olsun, daha da anlamlı olsun istedim. Kapağın oluşumu ise şu şekilde oldu: İçeriğinde lirizm ve farklı duyguları barındırmaya çalıştım. Bu yüzden somuttan ziyade soyut bir figür olmasını istedim. Kardeşim dosyayı okuyarak en uygun çalışmanın bu olduğunu söyledi, tabii istediğim de bu tarz bir çalışmaydı. Ortaya içime sinen bir ürün çıktı. Ayrıca, Gönlümün En Üst Rafı’nın kapağı için Şeyda Eke’ye ayrı teşekkür ediyorum.

HAKAN UNUTMAZ: Üniversite öğrencileri arasında bir edebiyat soruşturması gerçekleştirmekteyim. Üç bölümden (Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği) toplam 506 öğrenciye sorular yönelttim ve çok ilginç cevaplar çıktı ortaya. Bu sorulardan bazılarını günümüzde şiir yayımlayanlara da yöneltmeye başladım. Hâliyle size de sormak istiyorum. Şiirinizi oluştururken etkilendiğiniz, beslendiğiniz şairler var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir? Ortaöğretim veya lisans kademesinde verilen edebiyat dersleri, şiir birikiminizi ne kadar etkiledi? Yaşayan şairlerden hangilerini takip ediyorsunuz? Takip ettikleriniz arasında beğendikleriniz hangileri? En son ne zaman ve hangi şiir kitabını satın aldınız?

 

KEVSER EKE: Şiir dosyası oluştururken kimseyi okumamayı tercih ederim çünkü ne kadar etkilenmek istemesek de sevdiğimiz ilgi duyduğumuz şairlerden etkileniriz. Ben de bu düşünceyle okumamayı tercih ediyorum. Lisans eğitimimin bu konuda yeterince faydalı olduğunu düşünüyorum. Birçok ilhamı ve düşünce derinliğini hocalarım sayesinde yakaladığımı -olabildiğince- düşünüyorum.

Yaşayan şairlerden, Tuğrul Tanyol, Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Hilmi Yavuz, Ahmet Telli, Haydar Ergülen, Şükrü Erbaş gibi şairleri takip ediyorum. Bunun yanı sıra yeni ve günümüz birçok şairini takip etmeye çalışıyorum. Dönem şiirinin nabzını tutmak gerekir çünkü.

En son aldığım şiir kitabı ise Haydar Ergülen’in “Kabareden Emekli Bir ‘Kız Kardeş’ - Lina Salamandre ” şiir çevirisi. Aslında sürekli alıyorum çünkü okumadığım kalem ve şiir kalsın istemiyorum.

 

HAKAN UNUTMAZ: Kitabınızda genel bir lirizm hâkim. Ancak kimi zaman sosyal sorunlara da (örneğin 15’inde Ölüm adlı şiir) değindiğinizi görüyorum. Çocuk gelinler, çocuk işçiler, çocuk… Çocuğun boyundan büyük isimlere sıfat olduğu böyle bir dünyada, ülkede edebiyatla bir şeyleri değiştirme şansımız var mı? Sosyal sorunların, güncel dilin şiirde kullanımına nasıl bakıyorsunuz? Bunlar hangi kararda işlenmeli, kullanılmalı?

 

KEVSER EKE: Edebiyatla bir toplumun değiştirilebileceğine inanıyorum aslında. Eskiye nazaran daha az da olsa bu etkileşimin varlığı aşikar. Bu konulara önem veriyorum, okuyorum ve yazıyorum kalemim döndüğünce, belki bir yerlerde birilerinin yüreğine dokunur diye düşünüyorum. Sosyal konuları genelleyerek söyleyecek olursam bazı sosyal konuların şiirde bulunmasını çok desteklemiyorum, diyebilirim. Her konunun belli bir sınırda olması daha doğru geliyor. Çünkü bir yerden sonra bazı konular ileri gidebiliyor. Şiirde bunun olması çok hoşuma gitmiyor.

 

HAKAN UNUTMAZ: Son olarak Kevser Eke’den yeni çalışmalar, kitaplar okuyabilecek miyiz? Yeni çalışmalarınız varsa bunlardan kısaca bahseder misiniz?

 

KEVSER EKE: Tabii ki. Yeni çalışmalarım elbette olacak. Yeni bir kitap da yakın zamanda olmasa da yayımlamayı düşünüyorum tabii. Bir yerden şiir seslendirmeleri ve süreli yayınlarda eser üretmeye devam edeceğim.

Bu güzel söyleşi için de çok teşekkür ediyorum size. Şiirle kalın.

Benzer Yazılar