EZGİ ASLAN İLE SÖYLEYİŞİ


1 Sevgili Ezgi, İstanbul’da doğdun. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden “Orhan Veli’nin Hayatı, Kişiliği, Eserleri ve Hakkında Yazılmış Makaleler” tezi ile mezun oldun. Bu kısa öz geçmişin dışında Ezgi Aslan kimdir, belki alışılmış bir soru, sormadan edemeyeceğim, neden şiir yazmaya başladın, sence şiir yazmak bir gereklilik midir?

Modelist / stilist bir baba ve ev hanımı bir annenin birinci çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldim. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversiteyi burada okudum. İdealist bir birey olarak yetişmemde ailemin emekleri oldukça fazladır. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden “Orhan Veli’nin hayatı, kişiliği, eserleri ve hakkında yazılmış makaleler” tezi ile mezun oldum. Türk dili ve edebiyatı öğretmeniyim. Şiir, çeviri ve düzyazılarım; Ihlamur, Hayâl, Keşke, Şehir, Şiiri Özlüyorum, Sancı, Şiirden dergileri olmak üzere birçok edebiyat dergilerinde yayınlandı. 2017 İsmet Kemal Karadayı Şiir Ödülleri Jüri Özel Ödülü'nü almaya hak kazandım. İlk uzun metraj sinema senaryosu üzerinde çalışmaktayım. Aynı zamanda da Farsçadan/İngilizceden Türkçeye çevriler yapmaktayım. Neden şiir yazmaya başadım sorusuna gelince… İnsan kendinin ne zaman farkına varır? Kırıldığında, incindiğinde, mutlu olduğunda ya da hüzünlendiğinde… Örnekleri çoğaltabiliriz. Ben duygularımın olduğunun farkında vardığım anda kendimin farkına vardım. Ve bu duygularımın farkına vardığım anda, hislerimi dışa vurmaktan ziyade şiir yazmaya karar verdim.

2 “İnceliğin Seyri” adlı dosyanla 2017 İsmet Kemal Karadayı Jüri Özel Ödülü, aldın. Ben şiir ödüllerine çok mesafeli bakıyorum. Hatta bazen çok sert bir tutum sergiliyorum. Şiir ödüllerine bakışını merak ediyorum, bu konuda neler düşünüyorsun?

 

Edebiyat ödülleri, inceleme, en çok satanlar listeleri ve yayınevlerinin tümü bir rehberlik sağlamak için rekabet eder, genellikle yayıncıların ve yazarların başarısını belirler. Herhangi bir yaratıcı ifade biçiminin kalitesinin nesnel bir ölçekte ölçülemeyeceği düşünüldüğünde, edebiyat ödülleri neyin okunması ve neyin okunmaması gerektiğini belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. Genellikle edebiyatın engin âleminde yön bulmak için elimizdeki araç olarak karşımıza çıkıyor. Tabii ki de bazı ödüller demokratik olmayan yaklaşımları nedeniyle eleştirilebilir. Peki, yayınevleri, seçici kurul üyeleri ya da medya edebiyat ödüllerine gereken ilgiyi gösteriyor mu? Orası tartışılır.

 

3 Kitabında özellikle kısa şiirler dikkatimi çekti. “bir masaldır / düş suyunu kaynatan / duman” veya “istila ederim tüm / bedenini / kaçacak yer bulamazsın” gibi. Kısa şiir hakkında neler söylemek istersin?

 

Aslında minimal şiirler okuyucuda kendini tamamlayan şiirlerdir. Bazen söylemek istediğimizi kısa ve yoğun bir şekilde dile getirebiliyoruz. Aynı zamanda insan kendini çok fazla anlatmak istemez, anlaşılmak ister. Bunun devamını okuyucu getirince belki de kendisinin bulamadığını okuyucuda bulmayı amaçlıyor. Bu nedenle okuyucuda tamamlanan şiirler daha çok ilgimi çekiyor. Buna nazaran kısa şiirin kâğıt üzerinde bitmediği, sizde nerede bittiğinin daha önemli olduğunu düşünüyorum.

4 Farsçadan Türkçeye, İngilizceden Türkçeye çeviriler de yapıyorsun, çeviri şiir hakkında neler söylemek istersin?

Şiir çevirisi, şiirin başka bir dile aktarılması olarak tanımlanabilir. Şiirin özellikleri; ses temelli, sözdizimsel, yapısal veya pragmatik olabilir. Metni dönüştürmenin yanı sıra şiir çevirisi, fiziksel ve sosyal bir ortamda insan ve metinsel aktörler tarafından ve bunlar arasında biliş, söylem ve eylemi de içerir. Bir şiir çevirisi genellikle bir şairin veya şairin şiir dilini ve dünyasını anlatmayı amaçlar. Şiir çevirmenleri, bir kaynak şiirin anlam katmanlarını yorumlamak, bu yorumu güvenilir bir şekilde aktarmak ve hedef dilde bağımsız, edebî bir metin olarak okuyabilir ve zevkli bir şiir yaratmakla ilgilenirler. Şiir çevirisi zorluklar da içerir ve bunlar birçok şair tarafından da dile getirilmektedir. Şiir, dünya çeviri çıktısının küçük bir bölümünü oluşturur. Bununla birlikte, şiirden alınan vaka çalışmaları ve örnekler, daha sık çevrilen türler pahasına çeviri çalışmalarında teori oluşturmaya hâkim olmuştur. Ben aslında şiirin tam anlamıyla bir dili olduğuna inanmıyorum. Çünkü şiir insanları ortak duygularda birleştiren kelimeler zinciridir. Sadece herkes kendi bildiği dilde kendini ifade ediyor. Bunu başarabilenlerin bir sorumluluk altına girdiğini ve diğer insanlarla buluşturması gerektiğini düşünüyorum.

5 “kör sabır 1” şiirinde “kabuğumdan oyduğum kelimelerle / yaşayacağız / buğday tenli bir zaman için” diyorsun, “buğday tenli bir zaman”ı kısaca anlatır mısın?

Ne kabuk tutar? Tabii ki de yara. Yaşamaktan bahsediliyor ama yaşamak bir zaman kavramını anlatıyor. İçinde bulunduğum zaman değil bu, geçmişteki bir zaman. Bu zamana bir özlem. Yaralarımdan yola çıkarak geçmişe özlemi bu zamanda dile getirdim.

 6 Kitapta “eller en fazla inanmayı anlatır” diye bir şiirin var, benim en sevdiğim    şiirlerden biri oldu, bu şiir özelinde neler söylemek istersin?

 

Şiirlerimdeki soyutluğun kendi karakterimden kaynaklandığını ve bazı şiirlerimi çok   açık bir şekilde söylemekten kaçındığımı söyleyebirim. Bu kaçışımda beni kovalayan etrafımdaki insanların beni nerede, ne zaman ve ne kadar yakalayabildiğini anlattım

7 Günümüz dünya şiiri açısından bakılacak olursa bugünkü Türk şiirini nasıl değerlendirirsin?

Şiire eğer izin verirsek ve şairleri kucaklarsak, şiir birbirimizle empati kurmamız için güzel ve doğru bir yol sunabilir. Şiir, dolaysız oluşuyla birbirimizi anlamamıza yardım eden bir danışmandır. Bizi nefretten aşka, şiddetten merhamete ve acıya da götürür. Türkiye’de şiirin bir köprü olduğunu her zaman söylerim. Daha iyi insan olma, dünyadaki gelişmelere açık olma için  hızlı bir yol… Birbirini parçalamaktan ziyade bir araya gelmekle ilgili bir dünya yaratmak olabilir. Düşündüğümüz kadar farklı olmadığımızı anlamamıza yardımcı olacaktır. Ve farklılıklarımıza rağmen, kederimizde, acımızda, sevincimizde veya mutluluğumuzda da yalnız olmayacağız. Türkiye’de şiir okumak ve yazmak daha çok insanlığa büyük bir faydadır. Kimi yararları, daha sağlıklı ve şefkatli bir dünyayı yeniden inşa etmek ve şekillendirmektir.

8 Kimleri okuyorsun, şiirinin ve ruhunun beslendiği kaynakları merak ediyorum?

Türk ve dünya edebiyatında birçok şairi okumaktayım. Furuğ Ferruhzad ruhumu besleyen daim şairimdir, her zaman da öyle kalacaktır. Nilgün Marmara, Didem Madak, Gülten Akın, Lâle Müldür, Nâzım Hikmet Ran, Attilâ İlhan, Orhan Veli Kanık, Metin Altıok, Ahmet Erhan, Ülkü Tamer, İsmet Özel, Bertolt Brecht, Virginia Woolf, Sylvia Plath, Charles Baudelaire, Pablo Neruda, Edgar Allan Poe, Arthur Rimbaud, Mayakovski, James Joyce, Sohrab Sepehri Türk ve dünya edebiyatında sevdiğim şairlerden birkaçıdır.

Benzer Yazılar