Ramis Dara


Ramis Dara’nın açık, yalın konuşma diline dayalı bir üslûbu, senli-benli bir anlatımı var.

Yazar, çevirmen. 1953, Kurttutan köyü / Salihli / Manisa doğumlu. Halil Dağtaş adını da kullandı. Konya İmam Hatip Okulu, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü (1976) mezunu. 1977-81 yılları arasında Adilcevaz, Mutki liselerinde ve Akhisar Endüstri Meslek Lisesinde Fransızca öğretmenliği, 1981-85 yıllarında. Film-Radyo-Televizyonla Eğitim Merkezinde metin yazarlığı yaptı. 1986’da Uludağ Üniversitesine geçerek Eğitim Fakültesi Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalında Fransızca okutmanlığı yaptı ve bu işinden emekli oldu.  Bursa’da arkadaşlarıyla Biçem (sonradan Yeni Biçem, Bir Yeni Biçem adlarını aldı, 1993-99) ve Akatalpa dergilerini çıkardı. Edebiyatçılar Derneğinin Bursa temsilciliğini üstlendi, “Bursa Edebiyat Günleri”nin düzenlenmesinde etkin görev aldı.

İlk yazısı “Oyun” (1979), Dünya gazetesinde çıkmıştı. Eleştiri ve incelemelerini sonraki yıllarda Çağdaş Eleştiri, Dönemeç, Türk Dili, Biçem, Varlık, Adam Sanat, Broy, kitap-lık, Akataypa  gibi dergilerde yayımladı.

“Yazınsal bir tat vermeyen, poetik bir özü olmayan günlüklere dönüp bakanlar var mıdır acaba? Ramis Dara, ‘Keşişin Gümüşleri’nde çekindiği, tedirginlik duyduğu bu işin üstesinden ustaca gelmiş bir yazar. ‘Keşiş’ biraz da kendisidir, ‘Gümüş’ de yaşadığı Bursa. Söz gümüştür elbette ve sükût ise altındır. Sözünü söylediğini düşünüp,  susmayı yeğliyor, yani işin altın safhasını sürüyor şimdilerde...” (Gültekin Emre)

“Ramis Dara, İstanbul’un biraz uzağında (Bursa’da) kalmış; birazını isteyerek, birazını da yaşama koşulları nedeni ile seçtiği bir yaşam biçimi. Yani bu haliyle “ben hem size uzağım, hem de sizi yanı başınızdan kolluyorum” diyecek edebiyat sevgisini içinden yaşayan, belki çoğu kişiden fazla edebiyatı kollayan, izini koşturan biri. Vazgeçecek gibi durmuyor. Onun en büyük yorgunluğu edebiyattan, hatta kırıklığı.” (Hüseyin Peker)

“Ramis Dara’nın açık, yalın konuşma diline dayalı bir üslûbu, senli-benli bir anlatımı var. Türkçeyi çok iyi kullanıyor. Sorununu didik didik sorgulayan, kuşkucu, akılcı tavrı hemen dikkati çekiyor. Denemelerinde eleştirel tutumu öne çıkıyor. Yazım kurallarına oldukça bağlı; savruk değil! Türkçeyi yazınsal biçimde, derli-toplu kullanarak kendine özgü bir üslûp yaratıyor. Deneme türünün hakkını veriyor. Denemelerinde yazınsallık ölçütü, diğer ölçütlere göre öne çıkıyor. Yazınsal sorunlara bakışı gerçekçi. İyimser bir gerçekçilik onunki.” (Ahmet Ada)

ESERLERİ:

DENEME-ELEŞTİRİ: İç Sızıları (1985), Şiir Çünkü Şiir (1988), Bursa’da Bir Başka Zaman (1997), Kırık Amfora (1998), Edebiyatçı Aydın Değildir (1998), Saklı Zamanlar (2000), Yazılı Anlatıma Giriş (2000), Keşişin Gümüşleri (2004).

GEZİ: Turistik Bursa Sözlüğü Gümüşlü Günlük (2003), Bursa’nın Ufak Tefek Taşları (2004).

ÇEVİRİ: Düğün ve Yaza (Albert Camus’dan, 1983) Mutlu Ölüm (Albert Camus’dan, 1991), Yolculuk Günlükleri (Albert Camus’dan, 1993), Piramitler Çağı (Christian Jacq’dan, 2001), Masal ve Efsaneler / İlyada (Jean Martin’den, 2001).

YAYIMA HAZIRLAMA: Erguvan Zamanı (2002), Tarihi Bursa Hanları ve Kapalıçarşı (2003).

Yazarın Blog Yazıları