Acı tekrarlandıkça olay olmaktan çıkar, trajedi olma özelliğini kaybeder, bir sürekliliğe dönüşür. Bu süreklilik onu normalleştirir ama ortadan kaldırmaz. Özne duyarsızlaşmaz tabi, hissetmeye devam eder. Ama yaşamak, yani devam etmek için arasına mesafe koyar, onu farklı yollarla deneyimler. Bu süreçte anlam sabit kalmaz, çözülür, çoğalır ve yer değiştirir. Derken; hiçlik! Yaşlı mağarasından başını çıkarıp yüzünü gösterir. Hiçlik! Hiç bir ölünün yüzüne benzemez yüzü. Hiç bir acı ondan daha acı olamaz! Bunu en iyi şairler bilir, bir de çölde yolunu kaybedenler.
Her ne kadar araya tarih ve mekan bilinci, hafıza, zeka girse de bana göre arka planda bu bir boşluk poetikası.
Cevahir Bedel derinden okunması, incelenmesi gereken şair kadınlarımızdan biri. Kitabı bana imzalamış ama tarih atmayı unutmuş ya da tercih etmemiş.
Şimdi biraz zamansızlık…
ah! rüzgar olup siz de mi kıracaksınız! ”
Cevahir Bedel
“Çayırı Sayıklamak” 2024 ( Plüton Yayınları)
