İnsan ölür. Bu yeni değil. Ama herkes, kendi ölümüne ilk kez inanır. Yazmak tam burada başlar. İnsan, öleceğini anladığı gün kalmak ister. Herkes taş dikmez. Herkes çocuk bırakmaz. Herkes bir şehir kuramaz. Ama herkes bir cümle yazabilir. Ve bazen bir cümle, bir şehirden daha uzun yaşar.
Yazmak, zamana karşı açılmış bir davadır. Kaybedileceği baştan bilinen bir dava. Ama insan yine de yazar. Çünkü mesele kazanmak değil, silinmemektir.
İnsan ölür. Bedeni toprağa karışır. Ama bir cümle başka bir insanın içinde yeniden doğarsa ölüm gecikir. İşte bu yüzden yazmak biraz hiledir, biraz isyan, biraz da kendini kandırmaktır.
Çünkü hiçbir metin gerçekten ölümsüz değildir. Kütüphaneler yanar. Diller gömülür. Harfler sürgün edilir. Kitaplar yasaklanır. İsimler değiştirilir. Ama yine de bazı cümleler kalır. Çünkü onlar yazılmaz yaşanır.
Yazarak ölümsüzleşmek isteyen insan aslında şunu ister: ben de buradaydım. Bu bir çığlıktır. Sessiz ama inatçı. Bazen bir defterin kenarında, bazen bir duvarın gölgesinde, bazen de kimsenin okumayacağını bildiği bir sayfada.
Ve belki de en dürüst olanı şudur: Yazmak, ölümsüz olmak için değil, unutulmaya direnmek içindir. Çünkü unutulmak, ölümün ikinci halidir. Ve çoğu zaman, ilkinden daha keskindir.
Ve bazı insanlar iki kez ölmemek için yazar. Bazıları çoktan öldürüldükleri için. Bazılarının adı defterlere hiç geçmez. Bazılarının dili konuşulmadan yasaklanır. Bazılarının sesi duyulmadan kesilir. Bazıları yaşarken bile yok sayılır.
Onlar için yazmak bir tercih değildir. Bir mecburiyet. Bir iz bırakma çabası değil sadece, bir var olma biçimi. Çünkü bazı hayatlar ancak yazıldığında var olur. Yazılmazsa hiç yaşanmamış sayılır.
Bir insanın başına geleni kimse yazmazsa, o gerçekten yaşanmış mıdır?
Bir acı kayda geçmezse, kime aittir?
Bir isim hiç söylenmezse, var olmuş mudur?
Yazı burada tanıklığa dönüşür. Ve tanıklık, bazen tek başına bir adalettir. Eksik, kırık ama vazgeçilmez bir adalet.
Ve en büyük yalan şudur: öldüler.
Hayır. Yazılmadıkları için yok sayıldılar.
Ve bir gün biri yazarsa,
gecikmiş de olsa
geri dönerler.
