Masaki Kobayashi için…
seni kaybettiğim gün dolandı dilim
yılan oldu gırtlağıma çöreklendi
nefes aldım panik panik
volta attım atak atak
fırsat bulup sana
nasıl desem
nasıl söylesem
paslanan samuray imgesi gibi içten yanmalı
çözülen feodal bir rejim kadar ölüme yakın
yani sahipsiz kaldım
bir ronin kadar çıkışsız
elimde bambudan bir kılıç
şerefime bir dedim
haysiyetime iki
sonrası bitimsizdir
sonrası sensizliğime yas
öyle bir yas ki
evreler arası kast.
oysa bilirsin
simülatif kırbaçlar karşısında
soyludur tafram
soyunuza bir sopunuza iki diye diye
soyunduğum kavgaların çoğundan galip
çünkü düzdür zihnimin maddeye bilenişi
maddenin düşüncemi ilhak edişi.
yine de
baharatından razıyım beni ayık tutan nefesin
satranç oynarcasına cilveleşmelerin yanık kokusu
dolayımlarında kaybolduğum cümlelerin buğusu
imaların sündürdüğü plastik gerilimler
saysam uzar söz sanatları
saysam soğur belki içim
ne olur diyorum ne olur
soğumasın içim.
içim soğuyor
günden güne
güneş bile soğuyor
elden ne gelir?
insanlar mutlu mesut karşımda
insanlar vıcık vıcık alnımda
insanlar bana artık biraz fazla
demeye dilim varmasa da
tükeniyorum ılık ılık
tükeniyorum sayfa sayfa
noktasına bir diyorum
virgülüne iki
senden sonrası tufan çünkü
senden sonrası Kampfplatz.
elimde bambudan bir kılıç
şakaklarımda ölüm telaşı
beyaz bir güvercin gibi ruhumu salıp midemden
gökyüzüne doğrultup gözlerimi
ruhuma bir
bedenime iki
di-ye-mi-yo-rum!
