Lokman Kurucu

SANAT DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR Mİ? Ahmet İlhan

Sanat ve Devrim. Bu iki sözcüğü bir arada kullanmak hem verili bir tartışmanın patinajlı dar yoluna sapma tehlikesini içeriyor hem de sanatın işlevleri konusunda pek çok yeni soru ortaya çıkarmadan bilinenleri tekrar etme riski taşıyor. Bu nedenle sanat ve devrim kavramlarını birlikte düşünmeden önce sanat ile ilgili düşünme pratiğini art arda estetik, insani, ahlaki ve…

İncele...

SIRRI SÜREYYA ÖNDER: “BEYNELMİLEL, BU ÜLKEDE YAPILAN İLK ANTİ-MİLİTARİST FİLM”

Söyleşi: Mesut Kara   Sırrı Süreyya Önder Beynelmilel öncesinde neler yapıyordu 1962 Adıyaman doğumluyum. Sosyalist gelenekten gelen bir ailenin çocuğuyum. Babam, eski Türkiye İşçi Partisi il başkanlarından. Böyle bir aileden olunca da doğar doğmaz bu havayı soluyorsunuz. Fakir bir ailenin çocuğuydum. Babam 8 yaşındayken öldü. Giderek siyasal yapılar içerisinde yer almaya başladım. İlk olarak Adıyaman’da…

İncele...

DEVRİMCİ SEMPATİZAN küçük İskender – Halim Şafak

  “Bir de başka türden bir sanat eseri vardır ki, özünde saldırgan ve ateşlidir… sanat eseri devrime hizmet edemez, ayrıca benim fikrimce her tür değeri ve otoriteyi reddeder.  Devrimin görevi kendi karşıtlarını cesaretlendirmektir, yani sanat eserlerini.” Jean Genet (Aktaran: F.Lentricchia & J. McAuliffe, Katiller, Sanatçılar ve Teröristler, çeviri: Barış Yıldırım, Ayrıntı,2004) “küçük İskender’in diğer sıkıntıları:…

İncele...

İNSANSIZ ŞİİR OLUR MU? / VEYSEL ÇOLAK

Türker Alkan‘ın “Şiirsiz devrim olur mu?” adlı yazısının at­lanmaması gerekiyor. (1) Çünkü bir köşe yazısıdır, bir edebi fık­radır sözleriyle geçiştirilemeyecek nitelikte. Ayrıca ‘türünün’ dı­şına taştığı da önemsenmeli. Günlük, geçici bir olguya ilişkin kişisel görüşler değil Türker Alkan’ın söyledikleri. En azından, sadece bunlar değil. Bilimsel araştırmaları gereksinen bir ‘so­run’ irdelenmek isteniyor. Ekonomik, politik, psikolojik, kültürel boyutları…

İncele...

Sanatın Devrimi – Hilmi Haşal

Oylumlu konular üzerine kelam etmek zordur… Kişi, düşünce açıklama uğruna söz almışsa eğer, dallı budaklı tümcelere kapılabilir. Pürüzlere takılıp heceleri, sesleri ilmikleyip örülebilir kıldığı halde, sözcük (kelime) dizisi, konuşanın/ yazanın meramını bildirmeye de yetmeyebilir! Belki yetmeyebilir! Demek istediğini, tam da dediğini sanırken naçar hatip ya da kâtip (yazan) tıkanıverir… İnsanlık hali işte! Doğa-insan-zaman sacayağı dikkat…

İncele...

SATÜRN TİPİ SANATIN TEK LOKMALIK ÇOCUKLARI – HAKAN UNUTMAZ

  “Gün gelecek, herkes bacaksız bedenlerle yerlerde ateşten duvarlara tutunmaya çalışarak sürünecek.” Daniil Harms Goya’nın “Çocuklarını Yiyen Satürn ()” adlı resminin (“tablosunun” demiyorum çünkü resim, ressamın ölümünden sonra tuvale aktarılmıştır) sanat dünyasındaki ünü malûmdur. “Satürn” olarak adlandırılansa bildiğimiz güçlü titan Kronos’tur. Çocuklarını, yerine geçecekleri korkusuyla doğar doğmaz çiğ çiğ yiyen bu oraklı, sonraki birçok mite,…

İncele...

başka ağaç – Çayan Okuduci

yutulan şehirlerin kurutulmuş göllerin hayatla boyanmış ölülerin şahitliğinde buldum kendimi sakız ağacının içine saklanmış korkak şair! çık oradan! geldiğimiz yerleri yaktılar gitmek istediğimiz yerlerde hasret ve açlık var diye defterler defterler ve defterler kıyamete kadar ağır cümleler yüklüyorsun boynuma sıkıl! sıkıldım! ne toprak ne gökyüzü ne şiir ne de sonsuz olmayan şu deniz yaprakları çocukluktan…

İncele...

zıp – köksal erdenoğlu /okb56

yazmakara, yaz makara, yazma kara, yazmak ara, ara ara aramalı mı, mor dağlarda turuncu tavşanlar zıplatsam, ya devrim böyle başlarsa, turuncu tavşanlar zıpladı, gerillalar zıpladı, aktivistler zıpladı, dedeler ve çocuklar, nineler ve çiçekler en önce zıpladı, nasıl anlatsam, düz değildi, ters de; anti zıpladı, eskiden kıpkızıldı da, artık hafiften kızıldı sanki, turuncu da değildi ya,…

İncele...

vuracağım bir at yok – Ayfer Karakaş

kendimi kendimle ürkütmekten sonraydı üç beş ay pekala alışkanlık edinmek için makul bir süre: sigara tiryakiliği, çiçek yetiştiriciliği bütün kötülüklerin anası da kumar değil sevgisizlik yırtamadık ince bir zarı caaart diye! içimi nereye dökeyim hüznün kalbi gül dolmak bilmeyen, almak bilmeyen bu kabı nereye aşka ve insana inanç da ölü bir ay gibi yatarken içimi…

İncele...

zambak – Özge Özgen

senden önce beyaz bir ırmaktım ben beyaz zambaklardan ve yeşil otlardan olma yukarıya doğru kıvrılan bu döngü hep böyle dönmekte ve koyu kahverengiler çoğalmakta yüzümde gitmeyi bir türlü beceremeyen kalbimle inanmıştım ilk sevene aldanmak koyu bir cümleyle yatıp kalkarken inadına daha bir laciverttim ben narı bin yapan neydi o zaman neydi ormanı büyüten koynumda -sadakat…

İncele...
FacebookTwitter