KİM OLDUĞUMUZU KENDİNİZDEN BİLİRSİNİZ – Bayram Balcı

akit vermedik kimseye. ne çıktıysa kalbimizden manaya dair öyle dedik. doğru dedik. ırmakların suyu. denizlerin martısı göklerin şahanı. bizden bildik bize sığınmaya gelen her kişiyi vakit nakittir demedik hiç. zamansız kuşlar gibi şol göğün altında sınandık çok. sınadıkça yandık. evvel zaman. ahir zaman. yalan zaman ne geldik biz. ne gittik. giden kimseler gibi öylece toprağın…

İncele...

A. GALİP ŞİİRİ: Aşk Oluş Halleri – Cemal Atay Genç

A Galip şiirini tek cümleyle özetlersek: aşk oluş halinin şiirsel bir biçimde yazıya dökülmesidir diyebiliriz. Peki nedir aşk oluş? Aşkın, varoluşun temel dayanağı olması, varlığın aşk ile vücut bulmasıdır. Ölüme yok oluş karşı bir direnç kaynağı, yaşamı yaşanılır kılan mihenk taşıdır aşk oluş. Şairin söylediği gibi: “ Dünyaya anlam veren en büyük direniştir aşk “…

İncele...

Çağrı TOPSÖKEN, İSA ATAKLARI Ya da “ Çağrı’ya göre İncil ” – Kıvanç Nalça

Çağrı Topsöken’in ikinci baskısı yayınlanan “İsa Atakları” isimli şiir kitabı on iki yoğun şiirden oluşuyor. Bu şiirler bana Caravaggio resimlerinin uyandırdığı duyguları anımsattı. “Vaftizci Yahya’nın Başının Vurulması” mesela… Hani Rönesans’ın o muhteşem tanrısal ölçülülüğünün ve dengesinin ardından teatral bir ışık altında adeta bir fotoğraf karesi gibi çarpıcı Caravaggio resimleri var ya, işte onlardan söz ediyorum……

İncele...

Köpeğimi Alıp Erkenden Çıktım – Emily DİCKİNSON

Köpeğimi alıp erkenden çıktım Ve yanına gittim Denizin Bodrumdaki deniz kızları Ortaya çıktı beni görmek için Üst kattaki Firkateynler Kumsala oturmuş bir fare Olduğumu düşünerek Kenevir eller uzattı bana Dalgalar düz pabuçlarımı Ve eteğimi ve kemerimi Ve sonra korsemi aşana dek Hiçbir erkek tahrik etmedi beni Ve bir hindiba dalının üzerindeki Bir çiy tanesi gibi,…

İncele...

duyarın duyulmayan duyarsızlığı – FERHAD GÜLSÜN

Kusura bakmayın, rahatsız ettim. İçeri girebilir miyim? Size söyleyeceklerim var. Siz duymak istediğiniz kadarını duyun, ben susmak istemediğim kadarını söyleyeyim. Arkanızdan konuşmak istemem, arkanızdan konuşacak kimsem de yok zaten. Sözünü sakınmayan insanları seversiniz biliyorum, bak nasıl da gülümsediniz. Hoş bulduk efendim, hoş bulduk. Beni kalbinize buyur ederek şereflendirdiniz. Efendim biliyor musunuz, iterek sevmek diye bir…

İncele...

YASAĞA ÇIKMA SOKAĞI – Melike Şenyüksel

Vakitlerden bir cumartesi, ben takvimlerin yalancısıyım. Tuhaf zamanların birinden size el sallıyorum. Belki bir şişe içinde uzakça bir okyanusun kıyısına taşınır sözlerim, kim bilir. Ama şimdi biraz yürümeli. Alper gönülsüz, evden çıkmadan önce bir dizi tedbir alıyoruz çünkü. Öyle başına buyruk yürümek nerede? Kısa bir yürüyüş için bunca hazırlık. Olsun, yine de çıktık. Şubat denizi…

İncele...

KORKUT AKIN – GÖNLÜNE DEVLET OLMA

“İnsan en gelişmiş varlıktır, en akıllı canlıdır, en güçlüdür aklını kullanınca” der dururuz da, hiç sosyal bir varlıktır, bir arada olmadıkça çok da başarılı olmaz diye düşünmeyiz… İnsan belleği öyle ki, bir yerden giriyor, öbür yerden çıkasıya çok şey geçiyor aklından; o da olur, bu da olur diyorsa da hiçbiri istendiği gibi olmayabiliyor. “Bir faşizm…

İncele...

SİNEMADA YOK SAYMA – Mesut Kara

Yok saymak, ötekileştirmek için en az iki kişi olmak gerekiyor. “Sosyal bir canlı olan” insan için de sorunlar iki kişinin bir araya gelmesiyle başlıyor. Ingeborg Bachmann’ın dediği gibi “Faşizm iki kişi arasında başlar.” Bu tür sorunların başlangıcı söylenceye bakarsak ilk insanlar Âdem’le Havva’yla başlar, Kabil ve Habil’den bu yana da sürmektedir. Kabil ve Habil, Âdem’le…

İncele...

“YOK SAYILMA” KISKACINDA YAZARLAR – Hülya Soyşekerci

Bu yazı dolayısıyla “var olma”, “yok olma” ve “yok sayılma” konuları üzerinde düşünürken yıllar öncesine uzandı belleğim. Çağrışımlar ve imgeler birbiri ardınca dizildi zihnimde. Fizik-kimya derslerinde bize ilk öğretilen konuyu anımsadım; “Maddenin Sakımı ya da Lavoisier Kanunu” adlı bilimsel yasayı. Buna göre “evrendeki hiçbir madde yoktan var edilemez ve var olan madde yok edilemez; ancak…

İncele...

CESARET GÜLMEK İSTER – SUAT HAYRİ KÜÇÜK

Ottan çok daha kötü kokar çürüyen zambak. –Shakespeare   Dikey eksenin ufku yoktur. Bakışın mülk edindiği güç istenci, korku ve hınçla çalışan bir makinedir piramidal evren. Gölgesiz, akışsız ve neşesizdir; sırıtır, histerik ve obezdir salya sümük duyguları. Akla kıyısı, inanca mesafesi, sevgiye takati yoktur güç ilişkilerinin ağına yakalanmış bireyciklerin. Var olmayan şeyler vardır; varlığı bilinişiyle…

İncele...
FacebookTwitter